banner190

Kur’an Kursu Öğreticileri Artık “öğretmen” Olsun!

Diyanet Birlik Sen Genel Başkanı Kenan Ak,Kur’an kurslarında eğitim veren hocaların ünvanlarının “Kur’an kursu öğreticisi” değil, “Kur’an kursu öğretmeni” olması gerektiğini söyledi

Kur’an Kursu Öğreticileri Artık “öğretmen” Olsun!
banner185

"Esasında Kur’an kursları da bir eğitim-öğretim kurumudur." diyen Diyanet Birlik Sen Genel Başkanı Kenan Ak, Kur’an kurslarında eğitim veren hocaların ünvanlarının “Kur’an kursu öğreticisi” değil, “Kur’an kursu öğretmeni” olması gerektiğini belirterek, "Siyasi irade ve hükümet tarafından kadük duruma düşürülen Kur’an kursu öğreticilerine öğretmenlik verilmesi, şimdi bu dönemde verilmeyecekse ne zaman verilecek sorusunu da beraberinde getirmektedir." dedi.

Geçici değil daimi olmaları lazım

“Kur’an Kursu öğreticileri Kur’an kursu öğretmeni unvanını alsın” diyen Kenan Ak, şunları ifade etti: “Esasında Kur’an kursları da bir eğitim-öğretim kurumudur. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın mevzuatına göre Kur’an kurslarında eğitim veren hocalarımıza maalesef Kur’an kursu öğreticisi denmektedir. Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde, kadrolu, sözleşmeli ve geçici Kur’an kursu öğreticileri olmak üzere toplam 30 bine yakın  Diyanet çalışanı Kur’an kursu öğreticisi kurumda görev yapmaktadır. Kur’an kursu öğreticilerinin Kur’an kursu Öğretmeni unvanını alması ile ilgili bugüne kadar hem siyasi irade  hem de kurumsal anlamda idareden gerekli yasal düzenleme yapılacağı sözü verilmiş ancak bu güne kadar verilen bu sözler tutulmamıştır. Diyanet Birlik Sen Sendikası başta olmak üzere duyarlı olan sendikalar, sivil toplum örgütleri, ilgili meslek ve medya kuruluşlarınca bu konu gündemde tutulmasına ve birçok kez Bakanlık düzeyinde sorunun çözüleceği sözü verilmiş olmasına rağmen, hala bir arpa boyu yol alınamamış olması da enteresan bir durumdur” ifadelerine yer verdi.

Üvey evlat muamelesi görüyorlar

AK, sözlerine şöyle devam etti: “Siyasi irade ve hükümet tarafından kadük duruma düşürülen Kur’an kursu öğreticilerine öğretmenlik verilmesi, şimdi bu dönemde verilmeyecekse  ne zaman verilecek sorusunu da beraberinde getirmektedir. Bir de ne zaman bu konu gündeme gelse bazı çevreler bilgiç bilgiç saydırmaya başlar; ‘Öğretmenlik için lisans mezuniyeti, pedagojik formasyon vs. gerekir bunlar nasıl öğretmen olacak’ itirazlarını yaparlar. Aynı ilahiyat fakültesinden mezun olan  ve aynı eğitim- öğretim işini iki farklı devlet kurumunda ifa eden MEB-Diyanet’ten iki kişiden birisine ‘öğretmen’ denirken, diğerine yani Diyanette görev yapan ilahiyat mezununa ‘sen öğretmen değilsin’ demek çok komik ve o kadar da gülünç bir durumdur. Aynı eğitimi lisans ile pedagojik formasyon ve aynı işi eğitim-öğretim yapan devletin memurlarına devletimizin tüm kurumlarında ‘öğretmen’  denirken, Diyanet İşleri Başkanlığında bu şartlarda görev yapan  hocalarımıza adeta üvey evlat muamelesi uygulanarak hiçbir mantık ve resmi dayanağı olmaksızın ‘öğretici’ denmesine Diyanet Birlik Sen’ olarak gönlümüz razı olmadığı gibi bu haklı itirazı  ve yapılan yanlışı her platformda gündeme taşıyacağız.”

Kaynak:Yeniakit

Güncelleme Tarihi: 06 Temmuz 2020, 12:59
YORUM EKLE
YORUMLAR
Mustafa AKBULUT
Mustafa AKBULUT - 4 ay Önce

Öğretmenlik eğitim fakültesi mezunu olanların hakkıdır.Olmayan bir hakkı talep etmek hak kasbı olduğunu unutmamalıyız. Kürsü de başka dışarda başka olmaz doğru olalım.

SIRADAKİ HABER