banner190

Caminin Derneği mi, Derneğin Camisi mi !!

Son zamanlarda gündem konusu olan cami dernekleri ile ilgili Halil Çelik hocamızın kaleme almış olduğu güzel bir makale sizlerle

Caminin Derneği mi, Derneğin Camisi mi !!
banner185

Son zamanlarda cami dernekleri gündeme gelmeye başladı. Hayrolur inşallah. Ülkemizde, cami dernekleri hususunda bir keşmekeşlik dünden bugüne olagelmiştir. 

Cami Dernekleri Niçin Kurulur?

Son bir asırdır ülkemizde yapılan camilerin büyük çoğunluğu sivil inisiyatifin gayretiyle vücuda getirilmiştir. Bir köyde, bir mahallede daha çok bir hocanın öncülüğünde cami derneği kurularak camiler inşa edilmiştir. Mevcut şartlarda cami derneği kurulmadan cami inşa etmek mümkün değildir.

Peki sorun nedir?

Cami dernekleri ilk etapta sınırlı sayıda  kişilerle kurulur. Beş veya yedi kişilik yönetim, bir o kadar da üyeden oluşur. Yönetim, özellikle başkan ve imamın mihmandarlığında topluma öncülük eder. Halkımız da Allah'ın Evi, müslümanların ortak mekanı, Cami yapılacağı için dişinden tırnağından artırdığı üç beş kuruş da olsa bu hayırda pay almak için adeta yarışırlar. Kısa sürede camilerimizin inşası biter ve ibadete açılır, elhamdülillah...

Genel olarak bu kısma kadar pek sorun olmamaktadır. Sorunlar bundan sonra başlar. Tabii ki sorunların birçok farklı nedeni vardır. Biz bu nedenleri bir ana sebep ve ondan tevellüd iki tali sebep üzerinden işleyeceğiz.

Cami Mefküresinin Unutulması

Camilerimiz ilim, irfan ve hikmet mektepleridir. İnşa edilirken bulunduğu mahallin ihtiyacına yönelik, mezkur amaçlar doğrultusunda fiziki imkanlarla donatılmalıdır. Eğer cami inşası devam ederken müştemilatında bir kısım yerler ticari maksatla kiraya verilmeye başlanmışsa sorunların fitili ateşlenmiş demektir. Zira böyle bir adım, cami mefküresi ile tamamen zıt yöndedir. Camilerimiz 7'den 70'e müslümanları bir araya getiren, dinimizin tedris edildiği, vahdetin sağlandığı bir adres olması gerekirken adeta gelir getiren bir ticari mekan hüviyetine bürünmektedir. Böyle bir tasarruf cami mefküresine yapılmış büyük bir ihanettir ve vebaldir. Konuyla ilgili şöyle bir bahane ortaya konulmaktadır: Caminin giderlerini temin etmek için maddi bir gelire ihtiyacımız var, deniliyor. Halbuki böyle bir girişim her yönüyle caminin işlevselliğini yok etmektedir. Eğitim-öğretim yapılması için sınıflar, kütüphane, gençlik merkezi, aşevi, taziye evi, misafirhane gibi halka yönelik hizmetlerin önü kesilmiş oluyor. Cami merkezli hizmetlerde maddi boyut; aidat sistemi, hayır sahiplerinin özel desteği vb. bir şekilde çözülebilir. Bizim milletimiz kadirşinas bir millettir, yapılan güzel hizmetlere her zaman destek vermiştir. Böyle bir mazeret, makul bir gerekçe olmadığı gibi camiyi inşa eden heyeti ve çevresindeki müslümanları pasifize edip atalete sevketmektedir. 

Cami mefküresinden sapma iki yan sorunu beraberinde getirmektedir. 

Cami Görevlisi Tarafı

Sistemin kendisini zaten "namaz kıldırma memuru" olarak atadığı "İmam", şahsına biçilen bu elbiseye rıza gösterdiğinde camilerimizdeki sorunlar daha da kanıksanıp, kökleşmektedir. Nasıl mı? Camide olup bitene müdahil olmayan din görevlisi, sadece namazını kıldırıp mevlit, sünnet, nikah merasimlerine giderek zarf gözlemektedir. İmam olarak toplumun sevincine ve acısına gerçek manada ortak olamamakta üstlenmiş olduğu vazifenin gereklerini yerine getir(e)memektedir. Caminin derneği farklı bir mecrada, din görevlisi farklı bir mecrada olduğunda; rehbersiz kalan dernek kendi bildiği ile amel etmek zorunda kalmaktadır. Böylece caminin sevk ve idaresi cami mefküresine sahip olmayan kişilerin eline geçmektedir. 

Cami Dernek Yönetimi Tarafı

Öncelikle şunu ifade edeyim. Hakikaten camilerin vücut bulmasına ömrünü adayan, samimi cami dernek başkanları ve yönetim kurulu üyeleri de vardır. Bu bağlamda mücadele etmeyi şeref olarak görmektedirler. Şahsen, millet olarak en çok teşekkür etmemiz, minnettar olmamız gereken kişilerden olduklarına inanıyorum. Tabi aynı duyguları her türlü zorluğa rağmen mihrabı terk etmeyen, imkanlar ölçüsünde hakkını vermeye çalışan mihrap ehli İmamlar için de besliyorum. Zira onlar asıl ve asil olan bir makamın, mekânın ve mevzinin yılmaz hizmetkârlarıdır. 

Diğer taraftan; milletimizin kendilerine emanet ettiği hayırları hangi niyetle vermiş olduğu şuur ve bilincinde olmayan, camilerimizin müslümanların ortak mekanı ve Rabbimizin evi olduğu hakikatine muhalif tavır ve eylemler içerisine giren dernek başkanları ile yönetim kurulu üyeleri vardır. Camilerimizi, adeta kendilerine ait bir mekan olarak görüp sığ ve yetersiz düşünceleri doğrultusunda idare ederek şahsileştirmektedirler. 
Derneğe üye kabul etmeyerek veya kendi kriterleri ve gözetimleri doğrultusunda sınırlı sayıda üye kabul ederek camilerimizi "Derneğin Camisi"ne dönüştürmektedirler. Halbuki cami dernekleri; hemşehri, meslek vb. kriterleri olan bir dernek değildir ki bu bağlamda vasıflar aransın. Camiden hizmet etmek isteyen; meşrebi, mezhebi, mesleği, memleketi vb. ne olursa olsun her müslümanın üye olabileceği bir dernektir Cami Dernekleri. 

Cami Dernekleri, her müslümana açık olmalıdır. Yönetimin altında gençlik, kadın, eğitim, sosyal kültürel vb. komisyonlar olmalı ki "Caminin Derneği" olabilsinler. 

Artık mızrak çuvala sığmaz oldu. Meselenin çözümü için değerli İl ve İlçe Müftülerimiz, Cami Hizmetleri Daire Başkanımız, Eğitim Hizmetleri Genel Müdürümüz, Din Hizmetleri Genel Müdürümüz ve Sayın Diyanet İşleri Başkanımızın mevzuya ciddiyetle eğilmeleri arz ve talebimizdir. Sahada olan biz İmam Hatip ve Müezzinlerin bu meseledeki gayreti, çözümü pansuman tedavi mesabesindedir. Kesin çözüm ancak devletimizin iradesi ile kanunlar çerçevesinde gerçekleşir. 

Bir Öneri 

1. Cami Derneklerinin kurulma izni, teftişi, feshi her yönüyle başkanlığımıza tevdi edilmelidir. 
2. Her imam atandığı caminin doğal dernek başkanı olmalıdır. Derneği sevk ve idare edemeyen bir görevlinin, caminin imamlığını da yürütemeyeceği anlamına gelir. Onun için bir camiye atanacak imamın, cami derneğini yönetecek kabiliyete sahip olması gerekir. Bu bağlamda cami dernekleri yeniden yapılandırılmalıdır. Aksi durumlarda camilerimizde çift başlılık sorunu ortaya çıkmaktadır. 
3. Cami Derneklerimizin Yönetim Kurulunun altında; bulunduğu konum itibariyle  gençlik, kadın, eğitim, esnaf, inşa, sosyal dayanışma, tebliğ ve irşad gibi alt birimler oluşturma şartı konulmalıdır. 

Geldiğimiz noktada cami dernekleri veya vakıfları menşeli sorunlar ve sapmalar ancak devletimizin eliyle çözülebilecek boyuta çıkmıştır. Ve ciddi bir irade gerekmektedir. Cami merkezli hizmetlerin ve teşkilatlanmanın önündeki en büyük engel haline de gelmiştir. Camilerimizin İslam Medeniyetinde üstlenmiş olduğu sosyal statü ve sorumluluğu yerine getirebilmesi için acilen devlet ricalimizin düzenlemeye gitmesi elzemdir. 

Selam ve dua ile..

Halil Çelik

Uzman İmam Hatip

Güncelleme Tarihi: 20 Ağustos 2020, 18:38
YORUM EKLE
YORUMLAR
Erdoğan
Erdoğan - 1 ay Önce

Benim düşüncem cami yapılsın dernek kapatılsın

Hasan
Hasan - 1 ay Önce

Tüm kalbimle her cümlenin altına imzamı atıyorum.

Hasan TURNALI
Hasan TURNALI - 1 ay Önce

Cami dernekleri dinimize ve vicdanlara zarar veri hale gelmiş durumda. Acilen imamların bu konuda yetkilendirilmelerini bekliyorum.

Hasan TURNALI
Hasan TURNALI - 1 ay Önce

Camilerimizde acilen sosyal hayatın merkezine oturması gerektiğine inanıyorum. Ancak cami dernekleri devlet içinde devlet gibi davranıp hizmetin önünü tikiyorlar.

Hüseyin ÖZTÜRK
Hüseyin ÖZTÜRK - 1 ay Önce

Bir din görevlisi olarak aynen katılıyorum.
Hollanda dan hayırlı cumalar.

Mehmet Nuri özlü
Mehmet Nuri özlü - 1 ay Önce

Sayın HOCAM agziniza sağlık. Ben vekil ımam hatiplik görev yaptığım Egekent merkez camiinde Dernek başkanı toplanan paraların başında bulunduğum için rahatsız oluyordu müezzin kayyim da beni adamların başında bulunmamda dolayı rahatsız oldugunu söyledi. Maalesef Egekent merkez camiinde Dernek başkanı ve müezzin kayyim da bana kumpas kurarak görevinden ettiler.Donemin ÇİĞLİ müftüsü de bunlarla birlikte hareket ettiler.MEHMET NURİ ÖZLÜ olarak mahşer gününde Allah bunlardan hakkımi sorsun Aynı zaman 15 temmuz 2016 akşam ve yatsı namazına ve gecesindede mahareti olmadığı halde göreve gelmeyen müezzin kayyim da muftulukce korundu. Kendisine yardım edenlerde bu vebalin altından kalkamayacaklar. 5076391376

ALİM YILMAZ
ALİM YILMAZ - 1 ay Önce

Daha, daha, daha çok su götürür bu mesele.
Bölük subaylarının işine geldiği gibi askeriyede devrecililk. Alt devreyi baskı, kontrol altında tuttuğu sürece işler bir şekilde yürür.
Bizim DİYANET MÜFTÜ ve dairenin işine gelir.
Baskı altında bir görevli, ufacık bir konuda şikayet eden bir kontrol mekanizması Cami Dernekleri.

Ali Tek imam Hatip
Ali Tek imam Hatip - 1 ay Önce

Halil hocamın söylediği ve ifade ettiği herşey doğrudur. Kendisi bu durumu çok güzel açıklamış. Dernekler kendilerini hem cami sahibi hemde amir olarak görüyorlar. Ciddi bir sıkıntımız var. DİB bu duruma ciddi anlamda el atmalı. Onlar derneği Dernek başkanlarının kendisine itaat eden şahislari seçiyorlar. İmamları asla derneğe kabul etmiyorlar.


SIRADAKİ HABER