banner190

Doğum Günü,Evlilik Yıldönümü vb. Kutlamanın Hükmü

Prof. Dr. Soner Duman'ın kaleminden doğum günü,evlilik yıldönümü ile ilgili güzel bir makale sizlerle

Doğum Günü,Evlilik Yıldönümü vb. Kutlamanın Hükmü
banner185

Günümüzde insanlar arasında yaygın görülen uygulamalardan birisi de kendi hayatlarında önem atfettikleri doğum günü, evlilik yıldönümü vb. zamanları kutlamaktır. Bu gibi kutlamaların bir kısmına ilişkin yer eden sabit bazı âdetler de söz konusudur. Mesela doğum günü kutlamalarında pasta yapılması, pasta üzerine mum dikilmesi, “iyi ki doğdun…” şeklinde şarkı ile mumların söndürülmesi, doğum günü kutlanan şahsa hediyeler sunulması gibi âdetler sıklıkla görülmektedir. Bu yazıda bunun fıkhî açıdan durumunu ele almaya çalışacağım. Bu meseleyi iki soru üzerinden ele almak gerekir:

1) İnsanların sevinmelerine vesile olan doğum, nişan, evlilik gibi bir olayın yıl dönümünde sevinmek, tebrikleşmek dinen caiz midir?

İnsanların sevinmelerine vesile olan doğum, nişan, evlilik gibi bir olayın yıl dönümünde ilgili şahısları tebrik etmekte kanaatimizce dinî açıdan herhangi bir sakınca söz konusu değildir. Bunun gerekçelerini şu şekilde belirtmek mümkündür:

a) Bu, sevinçlerin paylaşılması, şükrün tekrarlanması mahiyetinde bir faaliyettir. İnsanların her yıl doğdukları gün geldiğinde onun kendisinin ve yakınlarının bu doğum sebebiyle şükretmeleri, ilgili şahsa sevinçlerini iletmeleri dinen yasaklanmış değildir. Nitekim Kur’an’da Hz. Yahya’dan söz edilen âyetlerde “doğduğu gün, öldüğü gün ve yeniden diriltileceği gün ona selam olsun” (Meryem, 15) denilmiş, Hz. İsa ile ilgili olarak da aynı ifade bu defa kendi ağzından “doğduğum gün, öleceğim gün ve yeniden diriltileceğim gün selam benim üzerime olsun” (Meryem, 33) buyrulmuştur. Bu iki âyette iki peygamberin doğduğu gün anılarak bu zaman diliminin önemli olduğu ifade edilmiştir.

b) İslam âlimlerinin önemli bir kısmı bid’at uygulamalara kaçmamak kaydıyla Hz. Peygamber’in (s.a.v.) doğumu olan mevlidin kutlanabileceğini belirtmişlerdir.

c) Hz. Peygamber Pazartesi günü niçin oruç tuttuğunu soranlara “bugün benim doğduğum gündür” buyurarak doğduğu günü her hafta ibadet yaparak yâd ettiğini belirtmiştir.

d) Doğum günü kutlamak ibadet türünden değil muâmelât türünden bir davranıştır. Muamelatta aslolan prensip aksi belirtilmedikçe bir şeyin helal ve mübah kabul edilmesidir. Doğum günü kutlamayı yasaklayan herhangi bir nass söz konusu değildir.

Nişan, evlilik gibi diğer sevinç zamanları da doğum zamanına kıyaslanabilir.

2. Bu tür kutlamalarda özellikle yabancı kültürün etkisi ile yapılan bir takım uygulamaların aynen yapılmasında dinen bir sakınca söz konusu mudur?

Gayri Müslimlerin örf ve âdetlerini iki gruba ayırmak mümkündür:

Bunların birincisi onların dininden kaynaklanan örf ve âdetlerdir. Bir Müslümanın bu âdetler bakımından onlara uyması haramdır. Hz. Peygamber’in “kim bir kavme benzemeye çalışırsa o da onlardandır” hadisi de bunu ifade eder. Söz gelimi onların dinî bayramları, dince kutsal sayarak yaptıkları fiiller böyledir.

Gayri Müslimlerin, dininden kaynaklanmaksızın geliştirdikleri örf ve âdetlere gelince Müslümanlar açısından bu örf ve âdetleri de iki gruba ayırabiliriz:

a) İçinde İslam’ın izin vermediği fiillerin bulunduğu örf ve âdetler. Mesela doğum günü kutlamalarında kadınlı-erkekli dansların edilmesi, içkilerin içilmesi bu tarz örf ve âdetlere dâhildir.

b) İçinde İslam’ın yasakladığı fiillerin bulunmadığı örf ve âdetler. Mesela doğum günü kutlamalarında pasta yapılması, hediye alınıp-verilmesi bu kapsamda değerlendirilebilir.

SONUÇ

Doğum günü, evlilik yıldönümü kutlamalarında bir ifrat, bir tefrit bir de mutedil yaklaşımdan söz etmek mümkündür.

Günümüzde özellikle selefi bazı çevrelerce savunulan –ve şahsen ifrat olarak değerlendirdiğim- yaklaşıma göre iki bayram ve kadir gecesi dışındaki her türlü kutlama dinen haram görülür. Bir kimse doğum günü, mevlid, evlilik yıldönümü, hicrî yılbaşı gibi bir kutlama yaparsa bu bid’at olur, bunu yapan kişi günaha girer.

Günümüzde özellikle modernist yaklaşımı benimseyen kimi çevrelere göre ise doğum günü, evlilik yıldönümü gibi kutlamaların dinle hiçbir alakası olmayıp bunu yapmak serbesttir.

Şahsen mutedil bulduğum görüşe göre ise içinde dince haram kılınan fiiller (kadın-erkek karışık bir şekilde şarkılı eğlenceler yapma, dans vb.) bulunmadığı sürece bir kimsenin doğum gününde onu tebrik etmek, hediye almak, bu kimsenin yakınlarına davet verip onlara yemek, pasta vb. yedirmesinde –şer’an haram olan fiiller işlenmediği sürece- bir günah söz konusu olmaz. Bununla birlikte bu tür kutlama ve tebrikleşmelerde İslam ahlak ve adabının gerektirdiği tarzda davranmak gerekir.

Doğum günü kutlamalarında sıklıkla görülen mum üflemek, "iyi ki doğdun" şarkısı söylemek vb. gibi fiillere gelince bu fiiller her ne kadar dinen günah sayılamazsa da özellikle yeni yetişen nesillerin kendi geleneklerinden kopmasına sebebiyet verme, kültürel yozlaşma, yabancı kültürlerin etkisinde kalma, yabancılaşma gibi unsurlara yol açabileceğinden uzak durulmasının daha doğru olduğu kanaatindeyim.

Burada şu iki hususu da göz ardı etmemek gerekir diye düşünüyorum:

1) Pasta üzerine dikili mumları üflemek her ne kadar doğrudan dinî bir uygulama olmasa da mum yakmanın Hristiyan kiliselerinde sıklıkla kullanılması bu figürün dinle hiçbir bağlantısının olmadığını söylememize imkân vermemektedir. Şüpheli şeylerden uzak durmak en iyisidir.

2) “İyi ki doğdun” ifadesi yerine “Allah ömrünü hayırlı ve bereketli kılsın” demek daha doğrudur. Çünkü “iyi ki doğdun” ifadesi doğum fiilini kişiye atfederek sanki doğması kendi iradesiyle olmuş gibi bir izlenim sunmakta ve dahası doğum sebebiyle Allah’a şükranları arz etme gibi bir güzelliği de yerine getirmemektedir. Bununla birlikte söz konusu ifadede bir günah söz konusu değildir.)

Bu vesileyle şunu da hatırlatmakta fayda var ki müslüman doğduğu zamanı hatırında tuttuğundan daha fazla öleceği günü hatırında tutmalı, doğum günü vb. zamanlar vesilesiyle kapitalizmin tüketim çılgınlığının tuzağına düşmemelidir. Vallahu a’lem.

Prof. Dr. Soner Duman

Güncelleme Tarihi: 14 Ağustos 2020, 13:51
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER