banner190

Söz Konusu Gazeteci Mi Söz Konusu Hanımlar Mı?

Osman HAZIR'ın kaleminden güzel bir makale daha sizlerle

Söz Konusu Gazeteci Mi Söz Konusu Hanımlar Mı?
banner185

''AK Parti Kadın Kolları Başkanı Lütfiye Selva Çam'ın Abdurrahman Dilipak hakkında açılan davalarla alakalı açıklama yaparken kullandığı ifade buydu.

Önce net bir şey söyleyeyim; Abdurrahman Dilipak haklı bir gerekçe ile de olsa maksadını aşmaktan da öte şirazeden çıkmış çirkin bir cümle kurdu. Halt etti. Evet bu doğru.

Bununla birlikte, şirazeden çıkmış yaklaşımı sadece Abdurrahman Dilipak sergilemedi. Ak Parti’nin kadın kolları yöneticileri ve 81 vilayetteki temsilcileri de ona eşdeğer bir yanlışın öznesi oldular. Hem de bu gün milletvekili koltuklarında oturup seçkinci bir dille tepeden bakmayı marifet sayan bu hanımların bu günlere gelmesine ömrünü adamış bir dava adamını silip atmak isteyerek yaptılar bunu. Açıkçası bu yenilir yutulur şey değil.

Dilipak’a dava açmak yerine; “ne yaptın sen ? incittiklerin için helallik iste. Bu üslup Müslümana yakışmaz” demek varken 28 Şubat'ın Güven Erkaya'sı ve generalleri gibi elindeki avucundakine göz dikmek nasıl bir yaklaşımdır.

Evet bir dava adamından bahsediyorum. Türkiye Müslümanlarının dini ve siyasi açıdan olgunlaşması için bedel ödemiş bir dava adamından. Tesettürleri ile eğitim almaları engellenmiş genç kızlarımızın okuyabilmeleri için meydanlarda, gazetelerde, kitaplarda ve de mahkemelerde mücadele vermiş bir dava adamı.

Bu gün dava konusu edilirken bile yıllarca CHP’nin elitlerinin inanan insanları yok saymak, tahkir etmek için kullandığı bir üslupla; “söz konusu gazeteci” diyerek Abdurrahman DİLİPAK’ı yok sayma çabası çok yanlıştı. Bu yüzdendir ki, açıklama metnindeki "söz konusu gazeteci" ifadesi ile ulaşılmak istenen yok sayma çabası kesinlikle gözden kaçmıyor.

Eğer Tck 163 ve 312. Maddeler birilerinin hayatında bir anlam ifade etmiyor, bu maddeler dolayısıyla ödenmiş bedellere dair acı hatıralar taşımıyorlarsa çok eksikleri vardır. O nedenle batılı kaynaklardan, teorik siyaset sosyolojisi kitaplarından kafalarını kaldırıp Ak Partinin de sosyolojik geçmişini oluşturan okumalar yapmalarını tavsiye ederim.

Bunun için mesela Abdurrahman Dilipak’ın; Bir Başka Açıdan Kemalizm, Cumhuriyete giden yol, Vahdet ama nasıl, Yağmalanan Ülke Türkiye, Bu din benim Dinim değil, İhtilaller dönemi, İnönü Dönemi, Menderes dönemi, vb. kitaplarını önerebilirim.

Açıkçası bu hanımefendilerin gösterdikleri cengâverlikteki bu yaygarada İstanbul Sözleşmesine yönelik tepkileri haksız çıkartıp gerginlik çıtasını yükseltme kastı da çok sırıtıyor. Zira özellikle Cumhurbaşkanımız nezdinde İstanbul Sözleşmesine yönelik olarak oluşan sorgulayıcı duruş kendilerini panikletti gibi geliyor. Bu vesile ile İstanbul Sözleşmesine karşı olmayı suç olarak gösterebilmenin fırsatı olarak görmek ve gösterebilmek istiyorlar.

İstanbul Sözleşmesi üzerinden Ak Parti ve Müslüman halk arasında oluşturulmak istenen kırılma Abdurrahman Dilipak hakkında açılan bu dava ile mesafe alabilir. Yani eğer “söz konusu hanımlar” bu işte ısrarcı olmaya devam ederlerse tahribat büyük olacaktır. Açıkçası benim bile kırılma döngüsünde kalabilmeme imkan hazırlayabilecek süreç görüyorum. Zira Abdurrahman Dilipak ve Yusuf kaplan gibi değerleri bu kadar kolay harcamak doğru değildir.

Aklıselim,

Tabi bu kertede herkesin eteğindeki taşları dökmesini bekleyen Reis faktörünü unutmuş değilim. Bir umut olarak onun inisiyatif almasını umuyor ve bekliyorum. Ama o da olmazsa kırılma ve yaralanma büyük olur. Belki bahse konu bile değilim ama; ben dâhil bu kırılmada doğrudan yana olurum.

Kısacası sorunlarımızı, yeni yetmelerin şımarıklıkları ile çözmek yerine hakemlerimizle ve sözü dinlenen büyüklerimizle çözelim. Yoksa yıkım büyük olur.

Eğer ki;

Bu hanımlar bu statükoculuklarında ısrarcı olup, İstanbul Sözleşmesinin oluşturduğu “ahlaki” zeminde dayatmalarına devam edecek olurlarsa kendilerine; “Başörtüsünü Sümerlerde fahişeler takıyordu” diyen Işıl Özgentürk isimli kadına 81 vilayetten dava açıp açmadıkları yada Savcılığın re’sen açtığı davaya bile müdahil olup olmadıkları sorulur ve sorgulanır. Yine İstanbul Büyük Şehir Belediyesindeki daire başkanı bir kadının, kadınlar için itfaiyeciler üzerinden kurduğu aşağılık cümleler için aynı hassasiyet gösterildi mi diye sorulur.''

Aklımızı başımıza alanlardan olalım diye dua ile

Vesselam

Osman HAZIR

MERSİN

Güncelleme Tarihi: 12 Ağustos 2020, 17:54
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER