banner190

Çopursuz,Diyanet İşleri Başkanlığına Açık Çağrıda Bulundu

Genel Başkan Mustafa ÇOPURSUZ'dan Diyanet İşleri Başkanlığına Çağrı

Çopursuz,Diyanet İşleri Başkanlığına Açık Çağrıda Bulundu
banner185

Genel Başkan Mustafa Çopursuz'un yapmış oldu çağrı şöyle: 

Cumhuriyetle aynı yaşıtta olan Diyanet İşleri Başkanlığımız; dinimiz İslam’ın en güzel bir şekilde tatbikinin yapılarak öğretilmesi, bu sayede yabancı/yalancı akımlardan uzak tutulması, mezhep-meşrep, ırk, dil ve bölgesel ayrımcılık yapmadan sahih bilgiler ışığında hem kendi coğrafyamızda hem de mümkün olduğu kadar ulaşabildiği tüm coğrafyalarda tanıtılması ve temsil edilmesi görevi ile mer’i kanunlar muahezesinde yetkili kılınmıştır. Bu manadan olmak üzere şuan ülkemiz geneli yaklaşık 90 bin cami, önemli sayıda Kur’an Kursu, dünya geneli takriben 118 ülke ile il ve ilçelerde bulunan müftülükler olmak üzere 150 bin civarında çeşitli unvanlarda personelle faaliyetini sürdürmektedir. Elbette bahse konu faaliyetlerin en önemli unsurları ise; cami görevlileri ve Kur’an Kursu Öğreticileridir.
 
Yeryüzünde bu kadar geniş bir ağ potansiyeline sahip olan Diyanet işleri Başkanlığımıza karşı menfi propaganda ve saygısızlıkta bulunanlar da maalesef az değildir. Yasalardan aldığı yetkiler kapsamında kuruluş amacı doğrultusunda, birlik ve beraberliği, kardeşliği ve temiz toplum oluşturmak için gerekli telkinleri yapmak olan Diyanet İşleri Başkanlığı ve görevlilerinin bu denli problemlerle karşı karşıya olmasının nedenleri üzerinde düşünmek ve çözüm odaklı sonuçlar elde etmek için tarafların yeni yol haritası oluşturmalarına ihtiyaç olduğuna inanıyoruz. Şöyle ki;

Kurum Aidiyeti

Kurum aidiyeti denince elbette sadece Diyanet İşleri Başkanlığında olması gereken bir değerden bahsetmiyoruz. Zira aidiyet duygusunun olmadığı hiçbir kurum ve kuruluşun hatta ailelere varıncaya kadar sağlıklı olması kesinlikle düşünülemez. Her şeyden önce aidiyet duygusu; kişi veya görevlilerin kurumuna, kuruluşuna ve ailesine sahip çıkmalarını tesis eden en önemli faktörlerdendir. Bu itibarla, Diyanet işleri Başkanlığımızın tez elden kurum aidiyetinin inşası için çalışmasına, görevlilerin kalplerinin fethine ve dolayısıyla görevlilerin Kurumumuza sahip çıkmasına yönelik kazançlar elde etmesine ihtiyaç vardır.

Görevlilere Değer Verildiğinin Hissettirilmesi  

Diyanet İşleri Başkanlığımızın asli ögelerini oluşturan unsurlar şüphesiz cami görevlileri ve Kur’an Kursu Öğreticileridir. Bahse konu mezkûr görevliler arasında o kadar güzel işler yapan, faaliyetleriyle müftülüklerinin yüzlerini güldüren personel vardır ki; bunların tamamının çok yakın ilgi ve alaka bekledikleri bariz ortadadır. Din-i Mübin-i İslam ve içerisinde yaşadıkları toplum için çok güzel faaliyetlerde bulunan bu görevlilerin taltif edilmesi, onurlandırılması ve değer verildiklerinin hissettirilmesi şüphesiz kurum aidiyetini oluşturmada en önemli yöntem olacaktır.

Görevlilere Sahip Çıkılması ve Korunması  

Filhakika insanın olduğu her yerde huzur da olur, huzursuzluk da, memnuniyet te olur memnuniyetsizlik te. Bu noktadan hareketle şikâyete maruz kalan birçok görevli arkadaşlarımız olmuştur/olmakta ve olacaktır da. Müştekilerin kim olduklarına bakmaksızın gerekli tahkikatlar ya il ve ilçelerde görevli murakıplar ya da başkanlıkta bulunan müfettişler aracılığıyla yapılmaktadır. Muhakkak şikâyetler içerisinde soruşturulmayı hak eden görevliler vardır. Ancak öyle şikâyetler vardır ki; evinde karısına/çocuğuna kızıp cami görevlisinden intikam almak isteyenlerden tutun, muhtarlığı kazanamayınca intikamını köyünün veya mahallesinin hocasından almak için müşteki olanların sayısı da az değildir. Hatta ve hatta, “ cübbeyi giyerken önce sol kolunu taktı, daha önceki hocalarımızı istediğimiz her şeyi yapardı fakat bu hocamız istediğimiz hiçbir şeyi yapmıyor” savıyla şikayete maruz kalan görevliler de vardır.
 
Gerek müftülüklerin gerekse de başkanlığımızın bu konularda mantık olarak uyguladığı çok basit bir yöntem var. O da şudur: “Şikâyete maruz kalan görevlinin görev yaptığı mezra-köy veya mahallelinin bir başka yere nakli mümkün olmadığına göre, görevliyi alır başka bir yere nakil ederim”. Maalesef genel uygulama da tam bu şekilde.
 
Oysa bahse konu uygulama, görevlinin psikolojik, sosyolojik ve ailevi durumu göz önüne alınmadan yapıldığı için sonucu itibariyle nahoş olayların oluşmasına zemin teşkil etmektedir. En basitinden, görevlinin onuru ile oynanmakta, aile düzeni bozulmakta, göreve karşı bir aşkı-şevki kalmamakta ve en önemlisi ise kurum aidiyetine çok büyük bir darbe vurulmaktadır.

Geçtiğimiz günlerde Sakarya ili Kaynarca ilçesinde görevli hocamıza karşı köylülerce yapılanların ulusal basına aksettirilmesi ve daha niceleri…

 Diva-Sen olarak yukarıda belirtmiş olduğumuz ve çok önemsediğimiz hususların Diyanet İşleri Başkanlığımızca ciddi manada ele alınmasını, müştekilerin de incelemeye tabi tutulmasını, gerektiğinde onlara kamu davası açılması cihetine gidilmesini önemsiyor ve

Arzu ediyoruz.

Mustafa ÇOPURSUZ

Genel Başkan

Güncelleme Tarihi: 01 Temmuz 2020, 17:51
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER